Ezginin Günlüğü - Çeyrek

Ezginin Günlüğü'nü sevdiğiniz diğer seslerden dinlemek isterseniz tavsiye edebileceğim bir albüm... "Çeyrek" adı gerçekten de anlamlı hale getirilmiş zira 25 adet şarkı var ve bu albüm 25nci yıllık bir geçmişi ifade ediyor...Ben şarkıları dinledim. Zamanda bir yolculuğu andırıyor ve değişik sesleri dinlioyr olmak da keyifli gerçekten. Tavsiye ederim... DISK - I 1. Sezen Aksu / 1980 - 05:07 2. Bülent Ortaçgil / Teninle Konuşmak - 04:40 3. Candan Erçetin / Gelmiyorsun - 03:33 4. Feridun Düzağaç / Mutlu Olmak Varken - 03:44 5. Yavuz Bingöl / Küçüğüm - 04:36 6. Barış Akarsu / Leyla - 04:39 7. Vokaliz / Sardunya - 02:57 8. Aşkın Nur Yengi / Aşk Bitti - 04:31 9. Hüsnü Şenlendirici / Signomi - 04:13 10. Haluk Levent / Sabah Türküsü - 05:09 11. Levent Yüksel / Selluka - 03:52 12. Sabahat Akkiraz / Gemi - 02:53 13. Gürol Ağırbaş / Yaprak - 04:21 14. Sunay Akın / Seni Düşünmek - 04:00 DISK - II 15. Yaşar / Ebruli - 03:22 16. Göksel / Kedim - 03:37 17. Yüksek Sadakat / Ayrılış - 05:28 18. Gündoğarken / Terlikli Şarkı - 04:18 19. Modern Folk Üçlüsü / Düşler Sokağı - 03:43 20. Feyza Erenmemiş / Küçük Hanımın Şarkısı - 04:48 21. Mirkelam / İstanbul - 04:08 22. Bulutsuzluk Özlemi / Hükümsüzdür - 03:19 23. Vasiliki / Kül Vakti - 05:28 24. Fuat Saka / Hişt - 03:40 25. Ayşe Tütüncü / Mutlu Son - 08:24 ...

31 Ekim 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali

Geleneksel festivalin 44üncüsü dün gece (28 Ekim) gerçekleşti. Giderek uluslararası bir anlam kazanan veya kazandırılması için çalışılan bu festival aslında Türkiye için büyük önem taşıyor. Bir çok konuda sesimizi duyuramadığımız dünya arenasına 1-2 film kazandırabilirsek ne mutlu bize...Başlıca ödüller şöyle: En iyi film : Yumurta En İyi Yönetmen : Fatih Akın (Yaşamın Kıyısında) En İyi Senaryo : Semih Kaptanoğlu-Orçun Köksal (Yumurta) En İyi Müzik : Zülfü Livaneli (Mutluluk) En İyi Kadın Oyuncu : Özgü Namal (Yumurta) En İyi Erkek Oyuncu : Murat Han (Yumurta) En İyi Görüntü Yönetmeni: Özgür Eken (Yumurta) ...

29 Ekim 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

İzmir Marşı

Fazla söze gerek yok. Bu marş benim tüylerimi diken diken ediyor. Aksini söyleyenlerle yolum uyuşmaz… Buyrun hem dinleyin hem de sözlerine göz atın… İzmir’in dağlarında çiçekler açar. Altın güneş orda sırmalar saçar. Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar. Yaşa Mustafa Kemal Paşa,yaşa; Adın yazılacak mücevher taşa. İzmir dağlarına bomba koydular Türk’ün sancağını öne koydular. Şanlı zaferlerle düşmanı boğdular. Kader böyle imiş ey garip ana Kanım feda olsun güzel vatana. İzmir’in dağlarında oturdum kaldım Şehit olanları deftere yazdım. Öksüz yavruları bağrıma bastım. Kader böyle imiş ey garip ana Kanım feda olsun güzel vatana Türk oğluyum ben ölmek isterim. Toprak diken olsa yatağım yerim. Allahından utansın dönenler geri Yaşa Mustafa Kemal Paşa,yaşa Adın yazılacak mücevher taşa

24 Ekim 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Felç için pratik teşhis yöntemleri

Son günlerde e-postalarda çok fazla gezen bir yazı var. Birisi felç geçiriyorsa onu dışarıdan hissetmenin zor olduğu ve anlaşılmazsa kişinin hayatını kaybedebileceği hakkında. Bunun yanında aslında felci anlamak için çok pratik bir-iki yöntem varmış… Aşağıdaki hareketleri yapamıyorsa hemen bir hastaneye gitmek hayat kurtarabilir! Kişinin gülümsemesini istemek. Kişinin çok basit bir cümle söylemesini istemek. Kişiden her iki kolunu birden kaldırmasını istemek. Kişiden dilini dışarı çıkartmasını istemek. Eğer yamulmuşsa bu da felç geçirdiğine işarettir.

21 Ekim 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

"İndirip izlemek" mi? "Bekleyip izlemek mi?

Bildiğiniz üzere artık her türlü bilgiye rahatlıkla ulaşabiliyoruz. “p2p” diye tabir ettiğimiz ağlar sayesinde yasal veya yasal olmayan her türlü içeriğe ulaşmak artık an meselesi! Televizyonda yayınlanan filmler ...

18 Ekim 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

Sonrakini Bekleyeceğim

Kısa filmlerde etkili bir sunuş yapabilmek ve başarıyı sağlamak yönetmeni daha da değerli kılıyor. İşte aşağıda youtube.com’dan aldığım bir kısa film var. Filmin adı: J’attendrai le suivant… (Sonrakini bekleyeceğim…). Sade ama derin bir başlangıç nereye gideceğini tahmin edemediğiniz bir olay ve beklenen bir tepkiye karşılık son derece etkili bir final! Buyurun bakın:

10 Ekim 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Go - Hakimiyet Mücadelesi

Günümüzde oynanan ve bilinen en eski tarihe sahip olan oyun “Go Oyunu"dur. Tarihi yaklaşık 4000 sene öncesine dayanır. Çin’de ortaya çıkmıştır ve bir Çin kralının oğluna astroloji öğrenmekteki zorluğu sonucunda doğmuştur. ...

8 Ekim 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Türkiye Zeka Vakfı Oyun Dergisi

Zeka oyunlarına meraklıysanız mutlaka Türkiye Zeka Vakfı‘nı duymuşsunuzdur. Web sitesi gerçekten güzel ve aktif bir site. Size bahsetmek istediğim konu ise bu vakfın yayınladığı bir dergi: “Oyun Dergisi”. Hani pazar günleri sağlam bir bulmaca eki alıp kafa yorarsınız ya (aslında beyni dinlendirir) işte bu işlerde ustaysanız ve vakit ayırmakta da problem yoksa bu dergiyi mutlaka ediniz derim. Ayrıca evinde büyüme çağında çocuğu olan aileler de bu dergiyi edinerek çocuklarının zeka gelişimine katkıda bulunabilirler. Kim ne derse desin zeka kavramı çok önemlidir ve hayatın acımasız yollarındaki önemi tartışılmaz. İşte büyümekte olan çocukların da zekaları çeşitli faktörlere bağlı olarak olağan veya olağandan daha yukarılarda olabilir. Bu biraz da bizim elimizde! O yüzden bu tür yayınlar çok önemli. Size bu dergiyi mutlaka öneriyorum! ...

4 Ekim 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Tavla Zarları

Bu yaşa geldim bir türlü öğrenemedim bu zarların Farsçasını. Sağolsun Mert bulmuş ben de uyarladım: Hep Yek Dü Yek ...

4 Ekim 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Jericho başladı

Kimileri için yeni sayılmasa da benim gibi dizileri ve filmleri TV kanallarından takip eden izleyiciler için yeni bir dizi “Jericho”. Dünyada 1nci sezonu gösterilmiş durumda ve öyle bir hayran kitlesi oluşmuş ki; diziyi sonlandıran CBS yapımcıları 2008‘de ikinci sezonu çekmeye mecbur kalmışlar. ...

30 Eylül 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Pinhani - İnandığım Masallar

"İnandığım Masallar" albümünü yaklaşık bir senedir dinliyorum. Albümün tümü güzel parçalardan oluşuyor. Eğer bu grubun tarzını beğenirseniz çok keyif alırsınız. Zaten sonradan “Kavak Yelleri” dizininin müziği de “Hele bi gel” şarkısı oldu. Benim favorim şudur diyemeyeceğim…Çünkü hepsi güzel :) Benden bu albüme 10 numara! web sitesi: http://www.pinhani.com/

29 Eylül 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Media Markt Açıldı!

Tarih 25 Eylül 2007, yer Ümraniye... Media Markt İstanbul'daki ilk marketini açtı. Bugün ise medyada sürüyle haber var... 4 günlük stok 1-2saatte bitti... İnsanlar depolara saldırıp promosyonda olmayan ürünleri de promosyona dahil ettirdiler... Camları kırıp içeri girildi... vs. vs. Aslında bu olay tüketim çılgınlığını ortaya koyan güzel bir kanıttır. Diyeceksiniz ki “e ama %50 ucuz olan bir LCD TV için girilmez mi o sıraya…”. Eğer o an ihtiyacım varsa girilebilir. Ama binlerce kişinin de aynı ihtiyaç içerisinde olduğundan kuşkuluyum. Amaç “ucuz” birşeyler var kapalım kenarından. Sanki parasını başkası veriyor. Ayrıca insanların hiç mi işleri yok geceden oraya gelip oturabiliyor ve bütün gün orada bekliyor? ...

26 Eylül 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

Bilgisayar ve Göz Sağlığı

Son yıllarda bilgisayar başında geçen saatler iyice arttı. Hiçbirşey yoktan varolmaz felsefesini düşünecek olursak gelişen bu teknoloji aynı oranda bazı şeyleri de alıp götürüyor. İşte bozulan sağlığımız ödenen en büyük bedellerden. Aslında bu ayrıntılı bir konu ama ben öğrendiğim basit birşeyden bahsetmek istiyorum. Bilgisasyar karşısındayken en büyük problem uzun süre gözlerimiz kısmadan ekrana bakıyor olmamız… Bu yüzden öncelikle şuna dikkat edelim; her 1,5-2 saatte bir mutlaka ekran karşısından ayrılmamız gerekiyor ve mümkün olan aralarda da yüzümüzü yıkamamız. Yıkama kuruluğu engelliyor ve ara vermek de gözlerimizi daha sık kapatmamızı sağlıyor. ...

21 Eylül 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Hünnap (Ziziphus zizyphus)

Şimdi ramazandayız yemek olayının ne kadar önemli olduğunu daha da çok anlıyoruz. Neyse uzatmayayım geçenlerde sağolsun bir yakınıma iftara davetliyim… Sofra oldukça başarılıydı. Her zamanki gibi yiyip yiyip sonra ‘bir daha ki sefere bu kadar yemicem’ ahkamları kesiyorum yine… Derken bir tabak meyve geldi elimi attım çanağa. Allah allah diyorum ne ki? Attım ağzıma içinde çekirdeğii var, şekerli erik kadar birşey. “Ne bu yaw” dedim.. “Hünnap” dediler. Ben bu yaşıma geldim (31) hünnap meyvesini yeni duyuyorum… ...

20 Eylül 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Düşünün…

1999 martında yazdığım bir yazı…<o:p> </o:p> Biz zavallıcıklar, insanoğlu denen kavramı sürdürmeye çalışıyoruz ama neden, nasıl?… Varolmak için öldürmemiz gereken bu hayatta, kim için ve ne için neyi sürdürmeye çalışıyoruz?… Farkındaysanız dünya gittikçe karışıyor, insanlar çok değişti, artık güzel hisler yok, kötülük öncü olmuş saf duygulara, almış başını gidiyor. Sonumuz geliyor artık. Bence dünya en güzel yıllarını çoktan geçirdi… Daha aklım ermez bir çocukken, büyümekti tek istediğim…Büyümek adam olmak ve iyiye yönelmek. Maalesef çocukluğumuz saflığı giderek yokolmuş… Şimdi her yerde kavga, dövüş var. Kim kiminle niye dövüşüyor? Ben niye burdayım da, onlar orda… Ben mi aptalım onlar mı çok akıllı?… Ben mi safım onlar mı maşa?…Anlaması zor. Bir bakıyorsunuz, bazı çıkarları arkasına almış, üstüne poşet geçirmiş bir takım kokuşmuşlar ordusu, sizi size düşürüyor, bir bütünü elli parçaya bölüyor… Sonunda, güzelim elmanın içinde bir kurt olmuş, içten içe çürütüyor… Kendisi besleniyor ama eninde sonunda ne olacak ki ?…...

20 Eylül 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı