Cin Ali

Fazla söze gerek yoook! Daha okumayı yeni sökmüşüz ilkokulda ve Cin Ali serisi elimizin elinin altında… Her vakit bulduğumuzda baştan okuyoruz… Okumamızı geliştiriyoruz hey gidi ne günlerdi değil mi? Eskileri hatırlamak bazen beni ürpertiyor ama hemen ardından nedense hayatta geçirdiğim yıllar bana moral veriyor :) İşte elime geçen “Cin Ali” serisine ait bazı kapak resimleri: ...

17 Eylül 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Dizi - Kavak Yelleri

Ben çok fazla düzenli dizi takip eden birisi değilim. Özellikle bizim yerli dizilerinin sayısındaki artıştan dolayı kaliteli yapımlar ve sıradan yapımları ayırt etmek oldukça zorlaştı. O sebeple hiç izlememek çok daha kolay oluyor. Geçenlerde gezinirken "Kavak Yelleri" dizisine denk geldim ve nerdeyse baştan sona izledim. Bana çok farklı geldi. Oyuncular içinde ustalar olduğu gibi yeni oyuncular da ağırlıkta. Öteden beridir Dağhan’ı çok beğenirim. “Over game” programını yaparken de farklı bir stili vardı. Ayrıca Uğur Yücel’in oynadığı bir dizi vardı oarada da oynamıştı. ben çok iyi rol yaptığı kanısındayım. Ayrıca kendini geliştirdiğini de çok net görebiliyorum. ...

13 Eylül 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Agatha Christie - Kanatların Çağrısı (the hound of death)

Uzun zamandır Agatha Christie romanı okumuyordum. Geçenlerde evimdeki kitaplıkta alıp da okumadığım bir kitaba rastladım. Daha önce neden okumadım bilemiyorum ama fırsat bu fırsat diyerekten sarıldım kitaba… Kitabın adı “Kanatların Çağırısı”. Özünde ufak ufak hikayelerden oluşan bu kitapla Agatha hanımın tarzından hoşlananlar için güzel bir derleme yapılmış. İçinde 12 adet hikayeyi barındıran kitabın baskısı Ekim 2004/2nci baskısı. Kısa hikayelerden oluştuğu için okuması kolay bir kitap. Ayrıca Agatha’nın tarzını çok iyi yansıtıyor. Benim favori hikayem “Mavi Kasenin Esrarı’ başlıklı hikaye. Özellikle doğa üstü gibi başlayıp zamanla çok zekice planlanmış olayların içinde kendinizi buluveriyor olmanız işin keyif verici yönü. ...

11 Eylül 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Hava Durumu

Bir zamanlar sadece TRT varken bile hava durumu mutlaka açıklanırdı. Zamanla teknoloji ilerledi. Önce resimlerle gösterilmeye başladı sonra hareketli resimler çıktı. Derken bayanlar sunmaya başladı sonraları da meteoroloji mezunları sundular. Peki nedir hava durumu? Neden bu kadar önemlidir? İnsanlar günlük işlerini havaya göre planlasınlar, kaptanlar denizde tehlike yaşamasın, sevkiyatlar sırasında hava durumuna göre önlemler alınsın vs.vs… Ben neden hava durumuna taktım diye merak ediyorsunuzdur. Söyleyeyim; son günlerde bir hava durumu raporu dinlediniz mi?… “İstanbul parçalı bulutlu 30 derece ….” diye başlıyor. Peki nasıl devam ediyor… ...

27 Ağustos 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Kolik - Buzuki Orhan

Özel bir albüm tanıtımı yapmak istiyorum. Başlıkta yeralan “Kolik” kelimesinin anlamı özellikle 0-3 aylık bebeklerde görülen gaz sancılarının adıdır. Çocuğu olanlar bilir ki bu sancılar bebeği de anneyi de çok etkiler. İşte Buzuki Orhan kendi tecrübelerine de dayanarak bir CD hazırlamış. Ritmik makina seslerini biraraya getirerek ve aralara da buzuki namelerini de ekleyerek çok ilginç bir CD oluşturmuş. Bu CD’nin bir özelliği de çok detaylı bilgilerin yeraldığı bir kitapçığının olması… Sakın ha gidip de mp3lerini aramaya kalkmayın bence bir sürü bilgiyi ıskalarsınız… ...

27 Ağustos 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Sinek Isırığına Pratik Çözüm

Yaz aylarında ne yaparsanız yapın zaman zaman sivrisineklerin saldırısından kaçamazsınız. Bazen hayvanın ısırmasını bile hissederiz ama çok geç olur. Sonra orası bir güzel şişer ve kaşınmaya başlar. Kaşı kaşı daha da şişer… Gelelim pratik çözüme… Sinek ısırığı olan yere sabun sürün. Evet evet sabunu elinizde ıslatıp biriktirin ve o bölgeye sürün. Çok kısa sürede şişliğin indiğini ve kaşınmanın da azaldığını göreceksiniz. Şunu hemen söyleyeyim ki; bu uygulamayı ciddi ısırıklar için ciddiye almayın. Hemen doktora gidin. Benimkisi her zamanki bildiğimiz basit ısırıklar için… Sorumluluk kabul etmem :)

27 Ağustos 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Les Mondes Engloutis

Bir ahhhh daha çekiyorum ve eskilere dönüyorum... Sene 1985'te yayınlanan bu çizgifilmi biz 5sene sonra izleyebilmiştik ki ben o zamanlar 14 yaşındayım. Bu çizgi filmin türkçe adını bile anımsayamıyorum ama müziği hala kulaklarımda ne kadar ilginç değil mi? (şimdi buldum: Kayıp Dünyalar)... Büyük tufandan kaçan halkın bir bölümü Arcadia'ya sığınmıştır. Burası yerin altına bir ülkedir. Yaşlılar tarihi bazı gerçekleri gizlemektedirler. Arcadi shagma adı verilen yapay güneş ışığı ile yaşamaktadır. Fakat shagmanın fazla önrü kalmamıştı. İşte bu anda Arkana devreye giriyor ve yeryüzüne çıkıyor.Burada Bob ve Rebecca ile karşılaşyor. Hikayemiz böyle başlayıp devam ediyor. Yolculuk yaptıları uzay gemisinin adı ise ShagShag. Barkar'lı Spartaküs de önemli karakterlerden... Unutulmaz çizgi filmimiz 26şarlık 2 sezon halinde yayınlandı. IMDB puanı da tam 9.1! ...

23 Ağustos 2007 · 3 dk · Burçin Yazıcı

Pilates

Pilates, 20nci yüzyılın başlarına dayanan, bedenin zihinle kontrol edilmesine dayanan bir yönetdir. 1nci Dünya Savaşı sırasında Joseph Pilates tarafından uygulandı. O zamanlarda gelen yaralı askerlerin iyileşmelerini hızladırmak için uygulanıyordu. Pilates; nefes alma, denge, yoğun konsantrasyon, kas kontrolü, alışkanlık edinme temellerine dayanır. Uygulama örneklerinde ferdi olarak yapılan Pilates ayrıca yardımcı bazı aksesuarlarla da desteklenmektedir. Eğer ilgi duyuyorsanız piyasa satılan kitapları ve uygulamalı CD’leri faydalı görünüyor. Fakat şunu tecrübeme dayanarak söyleyebilirim ki; eğer alışkanlık haline getiremezseniz pek birşey beklemeyin…

22 Ağustos 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Kumdan Kale

Geçenlerde bir hafta sonu deniz kenarında tatil yapma imkanı buldum. Deniz kenarında tatil yaqptığım zamanlar sabah erken kalkıp sahilde yürümeyi sonra da denize girip serinlemeyi çok severim. Bu fırsatı elbette kaçırmadım. Yürüyüşümü yaptıktan sonra yoruldum ve dinlenmek üzere oturdum. Derken kumla oynarken farkında olmadan bir kale yapmaya başlamışım. Sonra daha da konstantre oldum ve devam ettim. Fakat aniden gelen bir dalga yaptığım herşeyi yıktı. Hiç düşünmeden yeniden başladım yapmaya… Tekrar dalga geldi… Sonra düşündüm… Ya kalkıp gidecektim kale felan hikaye olacaktı… Ya da kalkıp daha uzak biryerde yapmayı denecektim… veya olduğum yerde dalgaları engellecek bir teknik ile kalemi yapacaktım… ...

22 Ağustos 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Üretmek ve Tüketmek

Son günlerde nereye gitsem, ne okusam, ne seyretsem hep aynı soru aklıma takılıyor... Üretime katkım ne?... Tüketime katkım ne?... Bu basit bir soru gibi görünebilir ama bence değil. Üretmek nedir? Başkasının ürettiği birşeyi tüketmek değil midir... İşte bu düşünce beynimi yiyor son günlerde. Program yaı?yoruz ama ne ile... Başkasının kurallarını koyduğu programlama dilleriyle. Gazete okuyoruz veya haftalık bir dergi (politik, ekonomik veya teknoloji hakkında olabilir...) okuyoruz. Okuyoruz ama ne... Başkasının yazdıklarını okuyoruz. Bilimsel yayınları dışarıda tutarsak birileri bize istediğini empoze edebilir. Aslında hafif kaldı edebilir değil ediyor... Biz de onu tüketiyoruz....

6 Ağustos 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

İşbankasının yol reklamları

 Geçen akşam işten çıktım 2nci köprüden 4. levent’e doğru gidiyorum arabamla… Köprüden hemen sonraki ayrıma geldim ve hani yol orada sola doğru döner ya… tam oradayım. Birden kendimi özel bir yola girmiş gibi hissettim. Örneğin formula zamanında her yere “buyrun buradan formulaya”… tadındaki tabelaların verdiği hislerin aynısı bu sefer İşbankası için oldu bana… Beni etkileyen ne mi oldu? Anlattığım yoldan İşbankası kulelerine kadar olan yolda ki direklerin hepsine hem de çift tarafa birden reklam panoları asılmış. Klasik mavi üzerine beyaz İşbankası yazısı… Sanki “hoşgeldiniz… birazdan İşbankasına gelmek üzeresiniz” der gibi… ...

1 Ağustos 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Tarafsız Bölge (No Man’s Land) (film)

Güzel bir pazar akşamındayım. Hafta sonunun rehaveti ve hafta başının stresi bana uyumam gerektiğini söylerken güzel bir film başlatı televizyonda: Tarafsız Bölge. Film “oscar” dahil bir çok ödüle sahip. Kısaca konusu şöyle: Bosna Hersek savaşı sırasında Bosnalı bir grup asker siste yolunu kaybeder. Sabah olunca da Sırpların kurşunlarına hedef olurlar. Ateşten kurtulan bir Boşnak askeri tarafsız olan bölgenin ortasında yeralan sipere sığınır. Sırplar da buraya konrol için iki kişilik asker gönderirler. Derken olaylar gelişir. Gelen askerlerden birisi ölülerden birisinin altına mayın yerleştirerek yanındaki acemi askere akıl verir. kader bu ki siperde saklanan Boşnak asker bu adamı öldürür ve 2 düşman siperde kalırlar. ...

31 Temmuz 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

Yürüyen Merdivene Reklam

 Kim buluyor bu reklamları anlamıyorum. Gerçekten harika! Bu pazar yolum düştü Metrocity’ye uğradım. Yukarı çıkıcam bi baktım ki yürüyen merdivenlerin elle tutulan yerinde baştan aşağı reklam… Öyle ki reklamın markasını da unutmadım. Çok etkili bir reklam. Nasıl yapmışlar diye düşününce biraz masraflı bir reklam yöntemi ama kesinlikle çok parlak. Diyeceksiniz ki “ne olmuş yanii”… Öyle demeyin… Bu reklamlar sayesinde çok büyük kazançlar elde ediliyor. Orijinal fikirler konu ne olursa olsun çok ilgimi çekiyor. Hatta bem de bu tür fikirlerin nasıl bulunmuş olabileceğini düşünerek kendimi geliştiriyorum. Birgün mutlaka işime yara diye düşünüyorum.

30 Temmuz 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Ekmek Teknesi

2002’de yayınlanan bu süper diziyi unutmak mümkün değil. Birçok dizi ve filmde olduğu gibi bence bu dizinin de ilk sezonu daha bir güzel. Ben askerdeyken izlemeye başladım bu diziyi ve sonra da bağımlısı oldum. Dizide bir “Kirli” ve “Cengiz” karakteri vardı ki… evlere şenlik. Aralarındaki atışmalar espriler sanki tek tek özenle seçilmiş gibiydi. Nusret babanın kızları habire birbirini yerdi. Ayhan hanım teyzenin toparlayıcı yanı da gözden kaçmazdı hiç. Gençlik sorunlarıyla dolu bir ev ortamı… Baba bir laf ederdi herkes kalırdı böyle… ...

25 Temmuz 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Su İçmenin Önemi

Bu konuda yazacak çook şey var. Aklıma geldikçe buraya ekleyeceğim. İnsan vücudu uykuda çok fazla oranda su kaybettiğinden gece yatmadan önce ve sabah kalkınca aç karına su içmenin çok faydalı olduğunu okudum biryerlerde. Özellikle biraz ılık su olursa daha iyiymiş.

25 Temmuz 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı