Likopen

Vücudun kendisinin üretemediği ve en çok domateste olan bu maddenin saymakla bitmeyen faydaları kanıtlanmış. Ayrıca likopen ile kansere yakalanma riskleri arasında da büyük bir ilişki olduğu biliniyor. Bu sebeple düzenli olarak domates tüketmek çok önemli. Ayrıca likopenin antioksidan özelliği de bulunduğundan vücudumuza farklı bir faydası daha ortaya çıkıyor. Diğer faydalarını özetle şöyle sıralayabiliriz: Göğüs kanserinde kanserli hücrelerin çoğalmalarını azaltabilir. Rahim kanseri riskini düşürür. Kolon kanserinden korunmada etkilidir. Endometrial (rahimiçi) kanserde kanserli hücrelerin çoğalmasını azaltır. Vücudun rahim kanseri, özafagus (yemek borusu) kanseri ve karaciğer kanserinden korunmasını güçlendirir. Ağız kanserine karşı güçlü bir destektir. Pankreas ve yutak kanserine karşı korur. Likopen prostat kanserinin görülme riskini düşürür, prostat, akciğer ve mide kanserine karşı korur. LDL (kötü huylu) kolesterolü düşürür. Dolayısıyla da kalp sağlığını korumaya yardımcıdır. Likopen Alzheimer hastalığını önleyebilir. Osteoporoz (kemik erimesi) riskini azaltır. Likopen aynı zamanda anti-oksidant bir maddedir. Bu özelliğiyle cildi yaşlanma etkilerine karşı korur. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

16 Temmuz 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

“Mithat Collection” Yaz Konserleri

Geçenlerde bir pazar günü yolum bağdat caddesine düştü. Bir birşeyler atıştırırken birden az ileriden müzik sesleri gelmeye başladı. Önce pek kulak kabartmadım ama sonra müziklerin güzelliği dikkatimi çekmeye başladı… Sorduk bu nedir diye… Öğrendik ki; Mithat Collection mağazası yaz aylarında her pazar mağazasının önünde konser düzenliyormuş. Üstelik konsere konservatuar öğrencileri katılıyormuş. Biz de kalktık gittik mağazanın önüne. Hazırlık gerçekten çok ciddydi. Sandalyeler konmuş, yaklaşık 100-150 kişi toplanmış konseri dinliyorlar. Biz de çok keyif aldık. Şu an çalınan müzikleri isim olarak hatırlayamıyorum ama genelde melodisi bilinen klasik ağırlıklı parçalardı. ...

16 Temmuz 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

İstanbul metrolarında açılan “Kara Tren” kafeleri

 Sıcak günlerden bir sabah… kahvaltımı yaptım çıktım yola. Derken yolum 4.Levent metrosuna düştü. Yaklaşık 2 haftadır da metroya binmiyorum buradan. Aşağıya indim ki ne göreyim! daha doğrusu ne koklayayım?… Poğaça, açma, simit kokuları o ilk giriş yapılan koridoru sarmış… E ben tok olduğum için hiç de çekici gelmedi ama oradan o saatte aç geçen kaç insan var tahmin edersiniz… Buraya kadar gözle kısmıydı. Şimdi neden bu konu yazmaya değer ona geliyorum… Bu metrolar tam hatırlamamakla birlikte 3-4senedir var sasnıyorum. O ufak pastanelerin açıldığı köşeler de 3-4 senedir var. Ama kim ve nasıl bir kafa oradan bu şekilde para kazanılır diye akıl etmiş TEBRİK ediyorum. Oradan sürekli geçiyoruz ve aklında para kazanmak olan kaç kişinin aklına böylesine bir fikir gelmiştir ki… Gerçi bu fikri bulmak yetmiyor… Bir de belediyeden tanıdık olması lazım. Düşünün bu iki kriter tutarsa alırsınız ihaleyi 2 sene mi 4 sene mi neyse vadesiz vadeli ne hesap varsa dolmaya başlar :) ...

29 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

27 haziranda hava 38.5 derece oldu

Tarih 27 haziran 2007. Saat öğlen civarları. Dünden aşırı sıcak uyarısı vardı ama biz yine de dışarı çıkmış bulunduk:) Yolda giderken asfaltın sıcaklığı gerçekten cehennem azabına yakın olsa gerek (haşaaa..) Barajlardaki sular hızla buharlaşıyor… Ülkede birkaç ölüm olayı olmuş… Sanki birgün uyanmışız ve her taraf çöle dönüşmüş gibi… Gerçi birgünden kastım yıllar aslında. Ya dünyayı yöneten büyük ülkelerin bilip bize söylemedikleri birşeyler var veya kimsenin umrunda değil(!)

28 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Sevdiğim Orhan Veli Şiirleri

İstanbul’u dinliyorum istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; önce hafiften bir rüzgar esiyor; yavaş yavaş sallanıyor yapraklar ağaçlarda; uzaklarda, çok uzaklarda, sucuların hiç durmıyan çıngırakları; İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; kuşlar geçiyor, derken; yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. ağlar çekiliyor dalyanlarda; bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; serin serin kapalı carşı; cıvıl cıvıl mahmutpaşa; güvercin dolu avlular. cekiç sesleri geliyor doklardan, güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; ...

26 Haziran 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

21 Haziran - Kuzey yarımkürede en uzun gün

21 haziran denince akla ne gelir? Ben çocukluğuma dönüyorum. Zira en uzun gün en kısa gün vs. ezbere bir sürü bilgi ve üstünden 3-5 sene geçmeden kaybolan bilgiler… Gelelim en uzun güne… Düşünün bir kere! upuzun bir gün :) bugün fazladan birşeyler yapmak için ekstra zamanınız var… Örneğin: arabanızı yıkayın... evde bekleyen yıllık işlere girişin... gazeteyi daha ayrıntılı okuyun... güzel bir film izleyin veya sinemaya gidin... harika bir dizi izleyebilirsiniz... alışveriş?... gezintiye çıkın... arkadaşlarınızla daha uzun konuşun... çocuğunuzu daha uzun kucaklayın... anneniz, babanızı ve kardeşlerinizi arayın... hiç konuşmadığınız bakkalla iki laf edin... eve girmeden karşı konuşunun kapısını çalın... bunları yapabilirsiniz...

21 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

He-man

Yine nostalji yine çizgi film… veee karşınızda He-man! He-man denince aklıma ilk müziği geliyor. Onun müzikleri beynimde yer etmiştir. İlginç karakterler ve dizi sonundaki “gizli kahramanı bulun” bölümü de aklımda kalanlardan. Ayrıca mutlaka bir ders verilirdi dizilerinde. Kötü iskeletor’a karşı verilen savaşlar hep kazanılırdı. “Orko” diye bir karakter vardı yanlış hatırlamıyorsam içi boş yaratık:) Ayrıca “titrek” vardı. Korkak bir kedi türü… Ama kılıç çıktıktan sonra aslana dönüşürdü.Bir süre sonra Commodore-64 oyunu çıkmıştı he-man’in. O müziğin aynısını koymuşlar oyuna bayılmıştım.. Hala daha çizgi film izlemeyi severim ama hep söylüyorum o zamanların ahengi kalmadı artık ve o tür bir ahenk oluşturmak pek mümkün de görünmüyor…özetle: “Gölgelerin gücü adınaaaa” …… “güç bende artık” NOT: Yıldız savaşlarında geçen “güç seninle olsun” cümlesiyle bir benzerlik sanki…NOT: Orijinal adı: “Masters of the Universe

18 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Bowlingte Puanlama

Bowlingte puanlama nasıl yapılır konusu hep kafa karıştırır. Bir bowling oyununda her oyuncuya toplam 10 kere sıra gelir ve sırası gelen oyuncu iki atış yaparak tüm pinleri (10 adet) devirmeye çalışır.Her atışta elde edilen puanların toplamı bir sonrakine eklenir. Oyuncu atış sonrasında tüm pinleri devirmemiş ise sadece devirdiği pin sayısı kadar puan alır. Bowlingte Puanlama Nasıl Hesaplanır? Tüm pinlerin ilk atışta devrilmesi (X) ile belirtilir ve buna Strike denir. Strike yapan oyuncu pinlerin hepsini devirdiği için ikinci atışını yapmaz ve sıra tekrar gelene kadar hanesine puan yazılmaz. Strike'dan sonraki 2 atışının toplam sonucuna 10 puan eklenir ve önceki puanı ile toplanarak boş bırakılan haneye yazılır. (bkz. aşağıdaki skor tablosundaki 5. ve 6. oyunlar) Oyuncu ikinci atışının sonunda tüm pinleri devirmiş ise (/) işareti ile gösterilir ve Spare denir ve sıra tekrar kendine gelene kadar hanesine puan yazılmaz. Spare‘den sonraki ilk atışında alınan puana 10 eklenerek önceki puanı ile toplanıp boş bırakılan haneye yazılır. (bkz. 3. ve 4. oyunlar) ...

17 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Babalar günü ve ÖSS sınavı

 Bugün babalar günü. Şu an hediye alan taraftayım ama zamanı gelince umarum hediye de alacağım :) Ayrıca babaları kapıda bekleyen bir sürü öğrenci bugün ÖSS sınavına girdi. Sabah okulların yanından geçtim ve kendi sınav yıllarım aklaıma geldi. Yani çok zor dönem. Allah tüm öğrencilerin yardımcısı olsun. Zamanla insan hayatındaki kişilerin önem/değer katsayıları değişiyor. Hayat değişken olduğundan bu da normal zaten. Ama anne ve babaların değerlerinin hiç azalmaması gerektiği kkanaatindeyim. mutlu pazarlar…

17 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

bilinçaltı çizimi

Nasıl olduğunu bilmiyorum ama taradığım dosyanın tarih bilgisine baktığımda 25 Ağustos 1999 tarihinde böyle bir karalama yapmışım. Tarihten de anlaşılacağı gibi Ağustos depreminden bir hafta sonra çizmişim bunları. Yani çok ilginç bir şey… Elinizde kağıt kalem var ama bir ara trans durumu oluyor ve farkında olmadan onca şeyi çiziyorsun. Sonra bakıp bakıp “nasıl yani?” diye de düşünüyorsun. Hakikaten bilinçaltı denilen yere bir sürü bilgi atıyoruz ve o bilgiler de gece rüya görürken veya işte bu tür eylemlerde ortaya çıkıyor… ...

13 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Atlantis’ten Gelen Adam

1977-1978 yılları arasında yayınlanmış olan harika aa çok da uzun soluklu olmayan bir dizi. Orijinal adı “man from atlantis”. Başrollerini Patrick Duffy oynuyor ki bu ismi Dallas’tan hatırlıyoruz. Kayramanımızın adı Mark Harris ve Atlantis’in son yaşayan bireyi olduğuna inanılıyor dizide. Parmak araları perdeli ve suda uzun süre kalabilme yeteneği de ilk akla gelenler arasında. Çocukken ilgiyle izlediğim ama hayel meyal hatırladığım bu dizi 17 bölüm sürmüş. Hey gidi günler heyyy :)

12 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Antioksidan gücü yüksek yaz meyveleri

Uzmanlar, yaz meyveleri ve sebzelerinin vücut için önemli derecede fayda sağladığı ve sağlık açısından tüketilmelerinin şart olduğu belirterek, yaz meyveleri ve sebzelerinin cildi koruduğunu, halsizliği ve bellek zayıflığını önlediğini ifade etti Uzmanlar, yaşlanmanın belirtisi olan cilt kırışması, hareketsizlik, güçsüzlük ve bellek zayıflamasının sorumlusunun, vücuttaki antioksidan etkili bazı kimyasal maddelerin yetersizliği olduğunu belirtti. Uzmanların vücuttaki bu problemleri çözmek için önerdiği yaz meyveleri ise şunlar: ‘’- Karpuz: Hem likopen, hem de vitamin ve mineral açısından zengin, antioksidan kapasitesi yüksek bir yaz meyvesidir. ...

8 Haziran 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

Suyunu Boşa Harcama

Farkında olmak istemediğimiz bir gerçek var! O da özellikle İstanbul çevresindeki barajların doluluk oranları… Genel doluluk oranı bu sene(2007) şu an %40 larda… Bakın son durum bu; – 2006(%) 2007(%) ----- ---- Ömerli 87.29 -> 40.56 Darlık 92.00 -> 55.46 Elamlı 92.79 -> 62.35 Terkos 87.12 -> 68.03 Alibey 87.77 -> 14.33 B.Çekmece 90.12 -> 30.77 Sazlıdere 92.88 -> 46.04 Istrancalar 100.00 -> 32.95 Kazandere 100.00 -> 40.33 Pabuçdere 100.00 -> 19.13 Peki ne yapmalıyız? Su bitmiş, barajların yataklarında kocaman yarıklar oluşmuş… Şu sitede birey olarak neler yapabileceğimiz ve neleri değiştirebileceğimizi çok güzel işlemişler: http://www.suyunubosaharcama.org/ ...

2 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Burçin - Unutur Oldum

Unutur oldum, gülüşümü, gücümü, özümü… Unutur oldum, hayatımı, hislerimi, sesimi… unutur oldum, öpmeyi, sarılmayı, sevmeyi… bilemedim önemini… kaybetmeden hepsini…

1 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Cahit Sitki Tarancı - Karasevda

Bir kere sevdaya tutulmaya gör; Ateşlere yandığının resmidir. Aşık dediğin, Mecnun misali kor; Ne bilsin alemde ne mevsimidir. Dünya bir yana, o hayal bir yana; Bir mesaledir pervaneyim ona. Altında bir ömür döne dolana Ağladığım yer penceresi midir? Bir koşeye mahzun çekilen için, Yemekten içmekten kesilen için, Sensiz uykuyu haram bilen için, Ayrılık ölümün diğer ismidir

1 Haziran 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı