Kriton Curi Çamlık Parkı

Büyük ve gelişmiş memleketlerde parkların önemi çok büyüktür. Yaşadığınız şehirde bir mola vermek isterseniz ve üstelik temiz hava da istiyorsanız en iyi çözümdür parklar. Arkadaşlarımdan çok duydum “İstanbul’da da park mı var”… diye serzenişte bulunurlar hep. Fakat durum o kadar da kötü olmamakla birlikte kafamı kaldırğımda bir sürü park buldum. Size çok sevdiğim bir parktan bahsetmek istiyorum. Acıbadem Onkoloji hastanesinin hemen yanında bulunan bu park son yıllarda daha da güzelleşti. Yaklaşık 2-3 senedir bildiğim bir parktır burası. Hastanenin sponsorluğunda çok güzel hale getirmişler. İçinde bir çay bahçesi var. Yürüyüş yapmak için oldukça uzun bir parkuru mevcut. Üstelik isterseniz tartan pistte koşabilir isterseniz çocuğunuzu arabasıyla iç parkurdan gezdirebilirsiniz. Ayrıca içinde çok güzel irili ufaklı süs havuzları da var. Havuzlardan yükselen suyu dinlemek bile insanı dinlendiriyor. İstanbul’da temiz hava kavramı pek kalmadı ama yine de bir nefes almak mümkün diye düşünüyorum. ...

17 Ocak 2008 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Enbe Orkestrası

Korsana hayır kampanyaları ışığında gittim yeni bir albüm daha aldım. Bu sefer albümün adı “Enbe Orkestrası”… Doğrusu aldığımda içindeki bazı isimler hariç hiçbir bilgim yoktu. Artık altıncıncı his midir nedir albüm harika çıktı! Genellikle sanatçıların biraraya gelip yaptıkları işlerin başarılı olduğunu gözlemledim ve bu albüm de öyle olmuş. Orkestrada değerli sanatçılar var. CD kapağından okuduğumda bir sürü isim var. ben onları tek tek yazmayacağım ama size bu grubun sitesini vereceğim, ilgili tüm detayları buradan bulabilirsiniz: http://www.enbemuzik.com.tr/ ...

15 Ocak 2008 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Ayrılış - Orhan Veli Kanık

Orhan Veli‘nin bu şiirini Ezgi’nin Günlüğü ile tanıdım. Herhangi bir ayrılık yaşamasam da bu şiiri okudukça ayrılık yaşayıp ardından efkarlanmak geliyor içimden… Allah kimseyi sevdiğinden(!) ayırmasın… bakakalırım giden geminin ardından, atamam kendimi denize, dünya güzel. serde erkeklik var, ağlayamam.. -Orhan Veli Kanık

10 Ocak 2008 · 1 dk · Burçin Yazıcı

2007 Yılının Son Cumartesi Akşamı

Bir çırpıda yine sonuna geldiğimiz yılın adı bu sefer "2007"... 2007'yi uğurluyoruz ve 2008'e merhaba diyoruz. "Çekilin gümbür gümbür geliyorum" diyen 2008 acaba nelerle gelecek? Geçen sene bağdat caddesindeydim ve her sene yapılan klasik müzik konserini dinleme ümidiyle gittim ama maalesef bu organizasyon nedense iptal edilmiş(!) Sonra caddedeki kutlamara dönüp "2007"yi karşılamıştık. Sevinçler yaşadık, üzüntülerimiz oldu, kayıplarımız oldu, yeni beklentilerimiz doğdu, biraz yaşlandık, nüfusumuz arttı (çekirdek aile anlamında:)), savaşlar yaşandı, insanlar öldü, susuzluk çektik, karnımız doydu, enflasyon dizginlendi, dış borç arttı gitti, özelleştirme diz boyu... Tabi bunlar magazin boyutu benim için. Yılsonu ile ilgili bir günce yazılacak olsa bir çok kişi bunları yazar. Benim değinmek istediğim konu farklı... "son cumartesi"... Bana bir günün son olduğunu hissettiren olgunun yılsonu olması beni ilgilendiren. Bana bunu hissettiriyorsa sizlere kimbilir neleri hatırlatıyordur. Yılbaşı diğer özel günler ve tatil günlerinden daha kuvvetli bir etkiye sahip. Çünkü o günlerin öncesi ve sonrasını anarken "-dan önce, -dan sonra" demeyiz genelde... Ama farklı yıllar arasında: "geçen seneydi o", "seneye söz" gibi ayırımlar bizi daha derinden etkiler farkında olmadan. Olaylar hep yıllar üzerinden anılır. ...

29 Aralık 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

Facebook'tan arkadaşlarımızı bulduk da ne oldu?

Herkes facebook hakkında yazıyor çiziyor yorumlar yapıyor. Benim neyim eksik :) Facebook hakkında duyduğum bazı haberleri sıralayarak sonunda bir tespitte bulunmak istiyorum: ...

18 Aralık 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

"Al Gore", "Uygunsuz Gerçek" ve "2007 Nobel Barış Ödülü"

Al Gore, küresel ısınmaya karşı yürüttüğü bilgilendirme seminerlerinden esinlenerek “Uygunsuz Gerçek (An Inconvenient Truth)” adındaki filmiyle 2006 yılına damgasını vurmuştu. Filmi çok etkileyici bulduğumu söylemem gerek. Özel hayatındaki bazı olaylardan etkilenerek dünyada çok fazla vaktimizin olmadığını ve giderek doğal dengesini bozduğumuz yerkürenin çok da uzak olmayan bir gelecekte bizden nasıl öcünü alacağının farkına varıp tüm yaşantısını nasıl değiştirdiğinden bahsediyor filminde. Bilimsel verilerle desteklenen bu belgesele hak vermemek ve kayıtsız kalmak çok zor. Çok zor diyoruz ama bazı gerçek yüzüstünde olmasına rağmen bazı yaklaşımları değiştirmek ve durdurmak mümkün olmuyor. ...

12 Aralık 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Dünyalı - The Man from Earth

Dünyalı - The Man from Earth Dünyalı, 2007 amerikan yapımı olup da "aksiyon" içermeyen güzel bir filmden. Oyuncuları genellikle amerikan dizilerinde gördüğümüz karakterler. Baş rol oyuncusu John Oldman - David Lee Smith'ı da CSI Miami' den tanıyoruz. Oldukça tesadüf eseri gecenin bir vaktinde izledim filmi ve yazmaya değer buldum. Şu anki IMDB notu 8.5/10 (24.11.2015 itibariyle 8.0). Yani oldukça başarılı. Aşağıda ispiyon(spoiler) olabilir... Baştan sona aksiyon içeren filmler biraz alışkanlık yaptığından çok izleniyor. Ben de bu tür filmleri belli bir dozun üzerinde izlemek istemiyorum. Özellikle Amerika yapımı filmler böyle biliyorsunuz. Yedikleri yemek porsiyonları gibi filmleri de şişiriyorlar. Özüne indiğinizde 3-5 şatafattan başka bir şey kalmıyor geriye. Fakat “the man from earth” biraz değişik. Filmi önereceğimden dolayı izleme keyfini kaçıracak detaylara yer vermeyeceğim. ...

10 Aralık 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

Bir "Mp3 çalar" Araştırma Hikayesi

Son zamanlarda seyahatlar sırasında yoldaş olsun diyerek bir mp3 çalar alayım dedim. Bu benim için önemli bir karar çünkü her ne kadar takip etsemde alırken çok seçiciyimdir. Tüketim çılgınlığına çok karşıyım biliyorsunuz :) Mp3 çalar arayışım böylece başladı. Aradan biraz süre geçti yaklaşık 3ay kadar oldu. Ben hala arıyorum! Önceleri hafiften bir araştırma olarak başladı. Dedim acale etmeyeyim yeni modeller çıkar fiyatlar ucuzlar dedim ama olmadı! Aslında oldu da sonu gelmedi bir türlü… Bir sürü alışveriş sitesine girdim: ...

1 Aralık 2007 · 3 dk · Burçin Yazıcı

Heroes 2nci sezon başlarken...

İlk duyduğumuzda ilginç bir senaryosu olduğu zaten belliydi “Heroes” dizisinin. Zamanla izledikçe de gerçekten değişik bir dizi olduğunu kanıtladı. Son zamanlarda TV sektöründen kazanılan para; güçlü her TV kuruluşunu reyting getirecek yapımlara sevkediyor. Öte yandan o kadar çok dizi, sinema, uydu kanalları var ki bunların arasından sıyrılarak akıllarda yer etmek gerçekten zor. Bu sayede çok güzel detaylı düşünülmüş ve üzerinde uğraşılmış yapımlar görmeye başladık. Başladık ama nedense bir “kahraman”, “doğa üstü” olgusudur gidiyor… “Smallville”, “4400”, “lost” gibi diziler buna güzel örnek. Bunlara ek olarak gelen “Heroes” da aynı şekilde… ...

23 Kasım 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Birgün zamanı bükerken

 (tut ki;) Birgün evden çıktım işe gidiyorum. Bugün tuhaf birgün zira sağımdan solumdan ışık hüzmeleri geçiyor. Bir an panikliyorum ama sonradan hatırlıyorum ki bilim adamları zamanı bükmeyi başarmışlar. Vay be ne buluş ama! Yıllardır üzerinde çalışmalar yapılırken sonunda gerçek oldu. Bundan 20-30 sene önce Hiro Nakamura(bir zamanlar sevilen dizi Heroes’un başkahramanı)‘ya gülüyorduk şimdi zamanı büküyoruz. Acaba bize kimler gülüyordur? ...

14 Kasım 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

10 Kasım 2007 - Atam (vaziyete rağmen) rahat uyu!

Atam, 10 Kasım geldi yine. Türkiye’yi bize bıraktığın o saatte yine ayaktaydım yine gözümde yaşlar vardı. Sen modern hayatı bize layık görmüştün ve bunun için hayatını feda ettin. Yıl 2007 oldu ama uzun süredir ülkeminiz çıkarlarını düşünen birisi gelmedi buralara… Sen üzerine düşen görevi fazlasıyla yaptın peki ya biz? Biz üzerimize düşen görevi yapamıyoruz Atam! Biz ülkemizin prestijini sıfıra indirdik. Anlatacak o kadar şey var ki… Damarlarımdaki asil kan çekiliyor… ...

10 Kasım 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Nokia 6300

Daha önce Nokia 2630‘u tanıtmıştım. Araştırma yaparken bu iki telefon arasında kalmıştım. Fakat bu telefonun sunduğu multimedya özellikleriyle çok ilgilenmemiştim. Aslında bu telefon 2006 moel olmasına rağmen bizde daha sonradan popüler hale geldi. Sanırım bu iş reklamlarla da ilgili. Ben tüm özelliklerini detaylıca araştırdım. Nokia 6300’ün 2630’dan en büyük farkı 2mp kamerası olması ve ses kayıt gibi özelliklerinin daha gelişmiş olması. Ayrıca 6300da “micro-sd” hafıza kartı da takabiliyorsunuz. Görüntüsü gayet şık oldukça hafif bir telefon ben bunu da tavsiye ediyorum… ...

6 Kasım 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Ezginin Günlüğü - Çeyrek

Ezginin Günlüğü'nü sevdiğiniz diğer seslerden dinlemek isterseniz tavsiye edebileceğim bir albüm... "Çeyrek" adı gerçekten de anlamlı hale getirilmiş zira 25 adet şarkı var ve bu albüm 25nci yıllık bir geçmişi ifade ediyor...Ben şarkıları dinledim. Zamanda bir yolculuğu andırıyor ve değişik sesleri dinlioyr olmak da keyifli gerçekten. Tavsiye ederim... DISK - I 1. Sezen Aksu / 1980 - 05:07 2. Bülent Ortaçgil / Teninle Konuşmak - 04:40 3. Candan Erçetin / Gelmiyorsun - 03:33 4. Feridun Düzağaç / Mutlu Olmak Varken - 03:44 5. Yavuz Bingöl / Küçüğüm - 04:36 6. Barış Akarsu / Leyla - 04:39 7. Vokaliz / Sardunya - 02:57 8. Aşkın Nur Yengi / Aşk Bitti - 04:31 9. Hüsnü Şenlendirici / Signomi - 04:13 10. Haluk Levent / Sabah Türküsü - 05:09 11. Levent Yüksel / Selluka - 03:52 12. Sabahat Akkiraz / Gemi - 02:53 13. Gürol Ağırbaş / Yaprak - 04:21 14. Sunay Akın / Seni Düşünmek - 04:00 DISK - II 15. Yaşar / Ebruli - 03:22 16. Göksel / Kedim - 03:37 17. Yüksek Sadakat / Ayrılış - 05:28 18. Gündoğarken / Terlikli Şarkı - 04:18 19. Modern Folk Üçlüsü / Düşler Sokağı - 03:43 20. Feyza Erenmemiş / Küçük Hanımın Şarkısı - 04:48 21. Mirkelam / İstanbul - 04:08 22. Bulutsuzluk Özlemi / Hükümsüzdür - 03:19 23. Vasiliki / Kül Vakti - 05:28 24. Fuat Saka / Hişt - 03:40 25. Ayşe Tütüncü / Mutlu Son - 08:24 ...

31 Ekim 2007 · 2 dk · Burçin Yazıcı

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali

Geleneksel festivalin 44üncüsü dün gece (28 Ekim) gerçekleşti. Giderek uluslararası bir anlam kazanan veya kazandırılması için çalışılan bu festival aslında Türkiye için büyük önem taşıyor. Bir çok konuda sesimizi duyuramadığımız dünya arenasına 1-2 film kazandırabilirsek ne mutlu bize...Başlıca ödüller şöyle: En iyi film : Yumurta En İyi Yönetmen : Fatih Akın (Yaşamın Kıyısında) En İyi Senaryo : Semih Kaptanoğlu-Orçun Köksal (Yumurta) En İyi Müzik : Zülfü Livaneli (Mutluluk) En İyi Kadın Oyuncu : Özgü Namal (Yumurta) En İyi Erkek Oyuncu : Murat Han (Yumurta) En İyi Görüntü Yönetmeni: Özgür Eken (Yumurta) ...

29 Ekim 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı

İzmir Marşı

Fazla söze gerek yok. Bu marş benim tüylerimi diken diken ediyor. Aksini söyleyenlerle yolum uyuşmaz… Buyrun hem dinleyin hem de sözlerine göz atın… İzmir’in dağlarında çiçekler açar. Altın güneş orda sırmalar saçar. Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar. Yaşa Mustafa Kemal Paşa,yaşa; Adın yazılacak mücevher taşa. İzmir dağlarına bomba koydular Türk’ün sancağını öne koydular. Şanlı zaferlerle düşmanı boğdular. Kader böyle imiş ey garip ana Kanım feda olsun güzel vatana. İzmir’in dağlarında oturdum kaldım Şehit olanları deftere yazdım. Öksüz yavruları bağrıma bastım. Kader böyle imiş ey garip ana Kanım feda olsun güzel vatana Türk oğluyum ben ölmek isterim. Toprak diken olsa yatağım yerim. Allahından utansın dönenler geri Yaşa Mustafa Kemal Paşa,yaşa Adın yazılacak mücevher taşa

24 Ekim 2007 · 1 dk · Burçin Yazıcı