Google HotPot ile Tavsiye Edin, Tavsiye Alın

Google’dan ilginç bir servis daha: “Google hotpot”. Kısaca “puan verme” ve “yorum yapma” servisi diyebiliriz. Gezip gördüğümüz ve tebrübe ettiğimiz yerleri (özellikle restoran, otel, kafe vs.) arayıp hakkında bilgi alabiliyoruz: Ayrıca biz de kendi tecrübelerimizi payalaşabiliyoruz. Bu sadece ilginç bir sosyal ortam oluşuyor burada. Katılımcılar ne kadar etkin olursa o kadar güzel geri dönüşüm elde edilebilir. GPS destekli el cihazlarımızla mekan eşleştirip oy vermeyi de düşünmüşlerdir diye umuyorum. Böylece katılımda bulunmak daha da kolaylaşır diye düşünüyorum. ...

1 Mart 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Off The Map (Grey's Anatomy Yapımcılarından Yeni Bir Dizi)

22dakika.org’da Aylin ve Didem arkadaşlarımızın sunduğu “Yeni Yılda Yeni Diziler” yayınını izledim. Tüm yayınlarını da takip ediyorum zaten. Bu da güzel bir özet olmuş. Dikkatimi “Off The Map” çekti. “Grey’s Anatomy” yapımcılarının yeni dizisi. Aslında şu an 6ncı bölümüne gelmiş çok da yeni sayılmaz. Eğer “Grey’s Anatomy” türünü seviyorsanız bir denemekte fayda var derim. Aslında tam olarak bir doktor dizisi olarak görmüyorum ben. Doktorluk mesleği adı altında insanların ilişkilerini irdeliyor G.A. Bu dizinin ilk bölümünü izledim. Henüz bu tür bir yorum yapmak için erken. Imdb bilgilerini şuradan bulabilirsiniz. ...

28 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Yüksek Sadakat'ın Erovizyon 2011 Şarkısı: "Live It Up"

“2011 Erovizyon Şarkı Yarışması” artık yaklaşıyor. Katılan ülkeleri temsil eden şarkıcılar artık şarkılarını bildirmeye başladılar. Bizi temsil edecek olan"Yüksek Sadakat’ın şarkısı “Live It Up”. Şarkıyı dinledim ve beğendim. Umarım iyi bir derece elde ederiz. İlk yorumlar olumlu. Bülent Özveren de şarkıyı beğenmiş ama sadece “akılda kalıcı tekrarlı” bir nakarat olmadığı konusunda eleştride bulunmuş. Bir ölçüde katılıyorum izleyip göreceğiz. Artık yarışma şovların da konuştuğu bir yarışma olduğundan o akşamki performanslar çok önemli. Erovizyon 2011 yarışma tarihleri şöyle: ...

28 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Haftanın Şarkısı: Iggy Pop – In The Deathcar

Bu hafta haftanın şarkısı “in the deathcar”… Emir Kusturica‘nın unutulmaz filmi “Arizona Dream” filmiyle aklımıza kazınmış olan bir müziktir bu! Sinema ile ilgilenmeyenler de mutlaka bir yerlerden duymuştur kulağına çalınmıştır. Sözlerine çok dikkat etmeden o tekrarlanan melodisini dinlerdim hep. “Arizona Dream” filmini de tekrar izlemek gerekiyor. Çok uzun süre oldu aşağıdaki sözleri de okuduktan sonra bir izlemeli… "In the deathcar" Şarkı Sözleri: A howling wind is whistling in the night My dog is growling in the dark Something's pulling me outside To ride around in circles I know that you have got the time Coz anything I want, you do You'll take a ride through the strangers Who don't understand how to feel In the deathcar, we're alive In the deathcar, we're alive I’ll let some air come in the window Kind of wakes me up a little I don’t turn on the radio Coz they play shit, like….You know When your hand was down on my dick It felt quite amazing And now that, that is all over All we’ve got is the silence In the deathcar, we’re alive In the deathcar, we’re alive So come on mandolins, play ...

22 Şubat 2011 · 2 dk · Burçin Yazıcı

"Mobbing"in Türkçe Karşılığı: Bezdiri

Mobbing bildiğimiz üzere işyerinde çalışana uygulanan “psikolojik taciz”, “duygusal baskı” kavramlarına verilen bir isim. Aslında bu olgu yıllardır varolmakla birlikte yapılan araştırmalar ve incelemeler sonucu bu kavrama bir isim verilmiş ve bunu ilk araştıran biz olmadığımızdan adı “Mobbing” gibi birşey olmuş. İlk kim ortaya atmış bu ismi ve kavramı bilmiyorum ama biz değil… Kavram yaygınlaşınca (ben yaklaşık 3-4 senedir duyuyorum bu sözü) TDK da buna “türkçe” karşılık uydurmuş: "Bezdiri" Bir yandan Türkçe kirleniyor diyoruz bir yandan da bulunan kelimelere mırın kırın ediyoruz. Bence gazetelerin İK eklerinde boy boy "mobbing" yazacağına "bezdiri" yazsın daha iyi! Bir de bu tür kavramlara karşılık bulmak bu kadar zor mu? Neden 3-4 sene bekleniyor? Vatandaş bu tür kavramların inglizcesini (veya başka dilde) beynine kazıyana kadar geç kalınmadan bir tükçe karşılık bulmak çok etkili olur. Yeni kelimeyi kabullenmek daha kolay olur gibi geliyor bana… ...

22 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

HTC "Incredible S", "Desire S" ve "Wildfire S" Modellerini Duyurdu

HTC, yeni modellerini duyurdu. İsimleri “HTC Incredible S”, “HTC Desire S” ve “HTC Wildfire S” olan modeller “S” içermeyen önceki modellerinden türetilmiş. Özellikelri kısaca şöyle: HTC Incredible S 4 inç dokunmatik ekran 1 GHz işlemci Android 2.4 (Gingerbread) işletim sistemi 8 megapiksel LED flaşlı kamera HD (720p) video kaydetme 1450 mAh pil HTC Desire S 3.7 inç dokunmatik ekran 1 GHz işlemci Android 2.4 (Gingerbread) işletim sistemi 5 megapiksel LED flaşlı kamera HD (720p) video kaydetme 1450 mAh pil HTC Wildfire S 3.2 inç dokunmatik ekran 600 MHz işlemci Android 2.4 (Gingerbread) işletim sistemi 5 megapiksel flaşlı ve otomatik odaklı kamera 1230 mAh pil Gördüğümüz gibi en büyük ekran “Incredible S” de en küçük ekran “Wildfire S” de var. Hepsi aynı versiyon Android kullanıyor. Incredible S’de adı gibi kamera ve medya özelliklerini abartmışlar. 8mp kamera ve HD çekim ile çok üstün bir telefon olmuş. Bu 3 modelin fiyatı ne olacak ve aralarında ne kadar fiyat farkı olacak onu merakla bekliyorum.

15 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Haftanın Şarkısı: Santana - El Farol

Santana deyince benim aklıma “Supernatural” albümü gelir. Santana diskografisi‘ne bakınca bir çok albüm var ama benim aklımda hep bu albüm var. Bu hafta haftanın şarkısı bu albümden “El Farol”. Enstrümantal bir şarkı olduğundan sözlerini paylaşamıyorum. Ne zaman dinlenir? Yorulmuş bir beyni toparlamak ve son bir gayret için gereken dinginliği sağlamak için birebirdir “El Farol”. Bende uyandırdığı his: henüz yeni bitmiş bir savaşın (bir kavga, hasarlı bir çekişme de olabilir…) ardından ortamda ilk uyanan kişinin çevreye baktığında gördüğü kayıplar… ...

15 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

14 Şubat Sevenleri Kazıklama Günü

14 Şubat yaklaşırken telaşeli olmak hoş birşey aslında. Sevgiliye özel birşeyler hazırlama telaşı… Tıpkı “Yılbaşı Gecesi” gibi “Sevgililer Günü” de maalesef tüketimin tetiklendiği anlamsız bir hale dönüşüyor. Her türlü hizmetin ve sektöre yönelik eşyanın hediyenin fiyatı misli misli artıyor. Hatırlıyorum da bir kere “kırmızı gül” aramıştım sevgililer gününde… 2 gün sonra yüzüne bakılmayacak güller “altın” değerindeydi. O da bulabilirseniz. Güzel bir yemek için yer ayırtırsınız bir bakmışsınız menü x2 fiyata sahip. Haydi bir gece şehir dışında bir otelde başbaşa geçirelim istersiniz otel fiyatları x2 katı. ...

7 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Orhan Duru ve Harita (Bilimkurgunun İsim Babası)

Türkçe bilimkurgu ile ilgilenen arkadaşlar için Mer arkadaşımız çok güzel bir yazı yazmış: Bilimkurgu Sözcüğünün İsim Babası : Orhan Duru. Orhan Duru hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz ve Duru’nun bilimkurgu dalında yazdığı “Harita” öyküsüne ulaşmak isterseniz bu makaleyi okumanızı tavsiye ederim. Harita’nın mutlaka okunmasını öneriyor.

7 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

CNBC-e Dergiye Abone Olmak İçin 3 Neden

İlk olarak fiyatı çok uygun. Şubat 2011 itibariyle bayilerde 3,00 TL'ye satılıyor. Abone olursanız da 3,00 x 12 = 36,00 TL ödüyorsunuz ve kargo bedavaya geliyor. İçeriği çok kaliteli. Film, dizi, sinema tanıtımları ve bu sektördeki haberler, olaylar çok güzel özetleniyor. İçerik seçimi özenle yapıyor. Zamanın kıymetli olduğu günümüzde TV karşısında geçireceğimiz vakti planlamak için birebir. Kanal olarak CNBCe ve e2 kanallarındaki dizilerden bahsediyorlar doğal olarak. Bunun yanında; sinema haberleri de sinema için ayıracağımız zamanı planlamak açısından önemli. Son olarak çok güzel ekleri var. CNBC-e TV aylık program eki her ay veriliyor. Aralık sayısında güzel bir takvim oluyor. Yıl içinde de gündeme göre çok güzel ekler var. Örneğin bu ay "How I met your mother" ın kahramanlarından "Kanka Kanunu" isimli matrak bir "bestseller" bir kitap hediye edilmiş. Eğer dizileri ve filmleri izlemeyi seviyorsanız, bunu bir kültüre dönüştürmek istiyorsanız CNBC-e dergisine abone olmanızı öneririm.

6 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Uykuya Ne Kadar Kolay Dalabiliyorsunuz?

Sağlıklı bir vücudun vazgeçilmez öğesi elbette sağlıklı bir uykudur. Uyku kalitemizin düşmesi bağışıklık sistemini de etkiler ve zayıflatır. Bu da hastalıklara davetiye anlamına gelir. Bu bakımdan uyku önemlidir. İyi uyku "Uykuya Hemen Dalabilmek" ile başlar. Uykusuzluk problemi çekenlerin bir çoğunda uykuya dalma sorunları olduğunu duyuyorum. Şimdi sizde uykuya kolay dalıp dalamadığınızı test edebilmeniz için benim kullandığım (büyük ihtimalle zaten bilinen ve kullanılan bir yöntemdir) bir yöntemi paylaşmak istiyorum. Bunun için gerekenler; ...

5 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

4 Şubat Dünya Kanser Günü

Günden güne çevremizde kanser ile tanışmış kişilerin sayısındaki artışın umarım farkındayızdır. Eğer değilsek farkında olmak için tam da günü 4 Şubat. Dünyada yaklaşık 100 ülkeden mücadele organizasyonlarının girişimleriyle senede bir gün yani 4 Şubat’ta “Kanse Günü” kutlanıyor. Bu girişimin amacı dünya ülkelerinin halkına, yöneticilerine hayatta daha az kanser için çeşitli önerilerde bulunmak. Örneğin “sigarasız bir yaşam” ın önemini orataya koymak bunlardan birisi. Bunun yanında; aşırı beslenmeden kaçınmak, fiziksel olarak daha aktif bir hayat sürdürmek, aşırı güneş ışığından kaçınmak gibi konularda da bizi uyarıyorlar. ...

3 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Battlestar Galactica - Mini Seri (Birinci Bölüm)

Film şu özetle başlar: “12 kolonide yaşayan insanlar kendilerine yardım etmesi için saylonları yarattılar. Günü geldi ve saylonlar efendilerini yok etmek için savaşmaya başladılar. Sonra bir ateşkes imzalandılar ve saylonlar yeni bir dünya aramak için gittiler. Uzak bir istasyon yapıldı. Saylonlar ve insanlar arasındaki görüşmeler burada yapılırdı. Saylonlar 40 senedir kimseyi göndermemişlerdi…” 40 yıl sonra görüşmeye gelen saylonla birlikte bahsedilen buluşma üssü patlar ve yok olur. Hiçbirşey barış zamanı gibi olmayacak gibidir artık. ...

2 Şubat 2011 · 3 dk · Burçin Yazıcı

Bing, Google'un Arama Sonuçlarını mı Kullanıyor?

Google.com'un resmi blogunda yer alan haber çok ilginç. İddiaya göre Bing, Google'un arama sonuçlarını kendi sonuçlarında kullanıyormuş. Google bundan şüphelendiği için bazı anahtar kelimelere özel sonuçlar eklemişler. 1 hafta sonra bing'den yaptıkları arama sonucunda aynı sonucu oradan da elde edince bu haber orataya çıkmış. Microsoft da buna cevap vermiş. Internet Explorer tarayıcılarda yer alan eklentilerden elde edilen açık bilgilerin anlamsal sorgular yaratmakta kullanıldığı ve bu tür bir yönlenmenin bundan kaynaklandığını söylemişler. Bana kalırsa da Microsoft gibi bir kurum “hırsızlık” yapmaz. Fakat ilginç olan herşeyin “açık kaynak” olmasını savunan ve “semantik web (semantic web)‘a da destek veren bir kurumun böyle tepki vermesi. Ben CEO yerinde olsam bu haberi şöyle duyururdum: ...

2 Şubat 2011 · 1 dk · Burçin Yazıcı

Battlestar Galactica (Savaşyıldızı Galactica)

İlk İzlenimler "Battlestar Galactica" yani kısaca "BSG" ve türkçesi "Savaşyıldızı Galactica" dır. Dizinin orjinali 1978-79 yıllarında çekilmiştir. Dizi "David Eick" ve "Ronald D. Moore" tarafından tekrardan çekilmiş ve 2005 - 2009 yılları arasında yayınlanmıştır. Ben geç de olsa diziyi en baştan itibaren izlemeye başladım ve izlenimlerimi, yorumlarımı okurlarımla paylaşmaya kararlıyım. İzlediğim her bölümü sizinle paylaşacağım. Henüz finali görmemiş olmakla birlikte şu ana kadar dizinin sosyal ve felsefik derinliğe sahip olduğunu söyleyebilirim. Özünde eşsiz bir askeri bilim-kurgu dizisiyle karşı karşıyayız. Bu yazıyı bir "başlangıç" olarak görüyorum ve dizi bitince "bitiş" yazısını da yazmayı hedefliyorum. Göze Çarpanlar Dizinin bazı bölümlerinde abartılarak parlatılmış sahneler var. Genellikle bir zihin aktivitesi veya düşsel bir anlam katmak için beyazların biraz parlatıldığını düşünün. İşte bu tür sahneler diziyi her an besliyor ve izleyene ayrı bir keyif veriyor. Her bir bölümün başlangıcı, içeriği ve bitişi de harika tasarlanmış. Alışılmış olduğu üzere "previously" kısmı mevcut ve bu kısa bir hatırlatmanın ardından giriş jeneriğine kadar 3-5 dakika kadar bir giriş yer alıyor. Bunu takip eden giriş jeneriğinin ardından yaklaşık 3 saniye kadar tüm bölümden seçilmiş karelerin hızlıca sarılmasından oluşan bir sahne görüyoruz. Bu sahneler o bölüm hakkında ispiyon oluyor haliyle. Dizinin kalan yaklaşık 35 dakikasını izledikten sonra da dizinin sonunu gösteren bir "gong" sesiyle de bölümü bitiriyoruz. Bu gong sesi beni hep o bölümü irdelemeye itiyor. Harika! Halkın kendine özgü inanışları, dini ve dili var. Halk Kobol Tanrısı'na inanıyor ve ona dua edip ona yalvarıyor. Örneğin Başkan Rozlin'in "tanrı aşkına" anlamında sarfettiği cümle: "oh my gods". Tanrı kavramını hep çoğul kullanılıyor. Bizim "fu.k" diye tahmin ettiğimiz kelimeyi ise "frack" diye telaffuz ediyorkar: "what the frack, frack you, frack!"... Dizide kullanılan müzikler de olağanüstü! Gerek giriş müziği olsun gerekse dizinin içinde geçen fon müzikleri olsun gerçekten harika. Araştırdığımda "Bear McGreagory" ismini ön planda görüyorum. Harcanan emek ve ortaya çıkan eserler kesinlikle mükemmel. Dr. Baltar ve 6 numaranın bilinçaltı dialoglarında sahneye eşlik eden ritmin güzelliğinden tutun da; 3üncü sezonun başında yine Dr. Baltar'ın kendisiyle kaldığı sahnelerde ona eşlik eden mistik müziklere... Savaş sahnelerindeki gerilimlere... ve duygusal sahnelerdeki ruhani ezgilere kadar hepsine 10 üzerinden 10! Göze çarpan önemli bir öğe de "teknoloji karşıtlığı". Galactica'nın varolma nedeni olan ağırlıklı "analog teknoloji" serinin her bölümünde karşımıza çıkıyor. Bugün yaşadığımız teknolojik gelişmelerin ileride nelere yol açabileceği bu kadar isabetli ve güzel kurgulanabilir. Örneğin telefonlar analog, "ağ" kurmak kesinlikle yasak vs. vs... Çekim tekniklerinden de bahsetmek istiyorum. Usta olmamakla birlikte uzay sahnelerindeki çekimlerin çok güzel olduğunu düşüyorum. Normalde bir uzay gemisi görürsünüz ve gemi sabit bir kamera olan bize doğru gelir veya bizden uzaklaşır. BSG'de öyle mi? hayır. Kamera uzayda her an hareket ediyor. Ani yakınlaştırma ve uzaklaştırmalarla hareketlilik katılıyor. Başka bir örnek ise uzayda meydana gelen patlamalar... Kameranın önünde gerçekleşen patlama kamerayı sarsıyor ve bunu yanımızdaymış gibi hissediyoruz. Bu harika bir duygu! Son olarak konunun işlenişindeki felsefik derinliğe değinmek istiyorum. Önceden çekilmiş "eski" bir diziyi yeniden çekecek olsanız ne kadar iyi olabilirsiniz? Sizi bilmem ama olabilecek en iyi yaklaşım olsa olsa böyle olurdu diyorum. Dizinin orjinalini çok iyi hatırlamıyorum zira ufaktım o zamanlar ama bu seriyi bitirdikten sonra onu da izlemeyi düşünüyorum. Dizideki konunun derinliği oradan mı geliyor yoksa yeniden yazan senaristlerin ve yönetmenin gücü mü onu henüz bilmiyorum ama bu yeni dizide inanılmaz bir derinlik olduğunu söyleyebilirim. İzlememiş olanlara yönelik bir yazı olmasını istediğimden ispiyon vermekten kaçınıyorum. Fakat şu detayları vermem gerekiyor. Hayatta kalmış olan az sayıda insan arasında olanlar 5 milyarlık dünyada olanlarla çok güzel örtüşüyor. Demokrasi, askeri yönetim, baskılar, darbe, iş birliği, karaborsa, aşklar, direniş, asiler, devrim, isyan... Bunların yanında çeşitli mitolojilerden de esinlenildiğini görüyoruz. Eğer bu mitolojik konuları önceden biliyorsanız o zaman hikaye daha da anlam kazanıyor. Son Söz Bu yazının son sözü ama BSG hakkındaki ilk sözüm. Bundan sonra da diziyi tanıtmaya devam edip hemen ardından birer birer dizinin tüm bölümlerini yorumlayacağım. - so say we all!

30 Ocak 2011 · 3 dk · Burçin Yazıcı