Geçtiğimiz pazar itibariyle “The Walking Dead” 2nci sezonun 13ncü bölümü “Beside the Dying Fire” ile sezon finali yaptı. İlk sezondaki 6 bölümü de düşünürsek dizi güzel bir tırmanışla final yaptı diyebilirim.

The Walking Dead‘in en sevdiğim tarafı yavaş geçen bölümlerle bizi fantastik dünyadan uzaklaştırıp normal bir hayata yaklaştırdıktan sonra bir anda tokmağı indirmesi… Sophina’nın ölümünden sonraki bölümlerde de  aynı şey oldu ve son iki bölümle dizi çoştu.

Yazının devamında ispiyon vardır. Diziyi izlemeyenlerin okumasını tavsiye etmem.

Ben son bölümü güzel bir kulaklıkla sessiz ve bölünmediğim bir ortamda gece izledim. İzlerken gerildiğimi söyleyebilirim. Oradaki bir grup insanın çaresizliğini oldukça  hissettim. İnternetteki ilk yorumları da okuduktan sonra ben de kendi izlenimlerimi paylaşmak istiyorum…

Öncelikle Hershel’in çiftliği bırakamaması bana doğal geldi. Amerika gibi bir ülkede anadan babadan 200 yıllık mülkler kalabiliyor. Adam da bu toprağı bırakırken zorlanıyor gayet normal bence. Ayrıca yorumlar arasında arabalar niye benzinsiz diye eleştiriler var. Adamlar zombileri ara sıra görür olduklarından bir rehavete düşmüşlerdi. Zaten finalin başarısında bu rehavetin önemli bir yeri var.

Lori‘ye ne desek az. Ben de anlamadım derdi ne? Anlaşılan Shane’e aşık hala. Yahu senin çocuğun var kocan ölmemiş ve hamilesin. Unut artık eski yaşananları. Artık neler olmuş onu bilemiyoruz :)

Grubun bir anda darmadağan olmasını beğendim. Ani bir kaos çıktı. Doğrusu dizi boyunca ilerisini tahmin etmeye vaktim olmadı. Gerçi yüzlerce zombi gelirken biten bir önceki bölümün ardından aklıma şunlar geldi; ya hep beraber kaçarlar ya da bir grup gelir bunlara yardım eder ve kurtulurlar. Ya da zombileri kontrol edecek bir yol keşfedebilirler… Sonuçta hep beraber kaçtılar.

En gözde sahnelerden bahsetmek gerekirse; Darly’in çiftliğe uzaktan bakması sahnesi, Rick’in “artık demokrasi olmacak” demeci sahnesi ve Adrea’nın yere takılıp düştüğü ölüm-kalım sahnesi…

Üçüncü sezon için “gel gel” sahnelerini de unutmayalım. Yüzü görünmeyen “michonne” karakterini iki adet esir zombi ile görünce merak tavan yaptı. Bu karakteri kimin oynayacağı da bir merak konusu oldu elbette. Ayrıca son sahnede görülen büyük yapının ne olacağı da ayrı bir konu. Fakat maalesef bu dizi bir çizgi-roman uyarlaması olduğundan oranın da ne olduğu bugünden biliniyor :)

Olumsuz eleştrilerim de şöyle; dizinin bölümleri çok az, her silah atışı kafadan vurdu,  silahları çocuk oyuncağı gibi kullandılar. Pompalılar hiç mi tepmez yahu!

Özetle harika bir final izledik. Çizgi-romanı okuyup okumama arasındayım şu an :)